Yemekdelisiyiz.biz

Kayra Wine Center’da beş adımda şarap tadımı

Geçtiğimiz yaz Buzbağ tarafından düzenlenen “Efsane Gurmelerini Arıyor” yarışmasına katılmış ve bu yarışma kapsamında Levent Köşebaşı Restaurant’ta kebap ve şarapla dolu farklı bir gece geçirmiştim. Gecenin ardından yazdığım şu yazı beni Elazığ’a götürtemese de, Kayra’nın bir güzellik yapıp tüm katılımcılara Kayra Wine Center’da bir şarap eğitim çalışması hediye etmiş olması bir teselli oldu.

Geride bıraktığımız salı akşamı Kayra Wine Center’daydım. Buraya ulaşmak için Taksim’den Sıraselviler’e doğru yaklaşık 500 metre yürümeniz gerekiyor. Yolun sol tarafında Kayra Wine Center’ı görmek için dikkatli olmanız gerekiyor. Son anda dikkat etmesem yürümeye devam edip burayı kaçırıyordum. Eğitim üçüncü katta, özel olarak hazırlanmış sınıfta gerçekleşti.

Eğitimi veren kişi Halkla İlişkiler ve Eğitim Sorumlusu Gülsem Mutlu’ydu. “5 Adımda Şarap Tadımı” başlıklı eğitimimize şarabı, onun yapılışını ve tarihçesini anlatan bir sunumla başladık. Bu sunum esnasında her bir öğrencinin önünde duran iki adet kırmızı üzüm tadıldı. Bu üzümlerden bir tanesinin önce kabuğunu soyduk, daha sonra çekirdeklerini çıkardık, geriye sadece etli kısım kaldı. Şaraba tanen, renk ve aroma kazandıran esas kısım kabuk kısmı… Sapı da tanen kazandırması bakımından önemli.. Gerçekten kabuğu ve sapı yediğimde sanki kendimi kırmızı şarap içiyormuşum gibi hissettim. Beyaz şarapların üretimi sırasında kabuk kısmı kullanılmıyor. Etli kısım ise şaraba şeker, meyve asidi, su ve protein kazandıran kısım olarak dikkat çekiyor. Kırmızı üzümden beyaz şarap üretilebileceğini, ancak beyaz üzümden kırmızı şarabın üretilmeyeceğini de burada öğrendim. Üzüm çekirdeği ise acı yağlar içerdiğinden şarap üretiminde kesinlikle kullanılmıyor. Zaten yediğimiz üzüm çekirdeklerinin tadı oldukça rahatsız ediciydi, şarapta kullanılmaması gayet normal.

Eğitimdeki tüm ayrıntıları burada değinecek değilim. Ancak işin zevkli kısmı olan degüstasyonu atlamak istemiyorum. Gözlem, burun izlenimi, damak izlenimi, genel izlenim ve yorumlar gibi adımlardan oluşan degüstasyon başlı başına tören gibi birşey, belirli kuralları var. Öncelikle üzerinden degüstasyon işlemi gerçekleştireceğiniz yüzeyin beyaz renkli olması gerekiyor. Bu sayede şarabın rengini tam olarak anlayabilesiniz… Bunun yanında tadım yapacağınız kadehi kesinlikle sapından veya ayağından kavramanız gerekiyor. Eğer kadehin üst kısmından tutarsanız, bu durumda elinizle şarap arasında ısı transferi olabilir ve şarabın karakteri bozulabilir. Bu arada kırmızı ve beyaz şarapların degüstasyonu aynı tip kadehlerle gerçekleştiriliyor. Bu kadehin altı geniş, ağzına doğru daralıyor, bu sayede kokuyu daha iyi şekilde almanızı sağlıyor.

İlk olarak gözlem adımı… Bu adım sırasında kadehi kırkbeş derecelik açıyla, beyaz yüzeye doğru tutmanız ve şarabın rengi ile parlaklığına göz atmanız gerekiyor. Parlak görünen şarap mat görünen şaraba göre daha yeni olduğu anlamına geliyor. Eğitim sırasında dağıtılan renk çemberi sayesinde renkleri tanımak biraz daha kolay hale geldi.

İkinci adım olan burun izleniminde ise önce burnumuzu kadehin içine sokup kokuyu almaya çalışıyoruz, daha sonra ise kadehi çevirip, kokuları açığa çıkarıyor ve tekrar kokluyoruz. İkinci seferde koku daha yoğun ve belirgin bir şekilde alınıyor. (Burada bir parantez açayım ve Kayra Wine Center’daki bir ilginçliğe değineyim. Eğitim gördüğümüz sınıfın karşısındaki bir odada masanın üzerine bir sürü kadeh konmuş. Beyaz ve kırmızı şarap dolu kadehlerin içine çeşitli maddeler atılmış. Meşe, portakal, dolmalık biber, çilek, marmelat gibi maddelerin atılmış olduğu bu kadehlerin içindekileri koklamak bir nevi koku eğitimi sayılıyor. Gerçekten bu odayı ziyaret ettikten sonra şarapların kokularını daha iyi ayırt edebildiğimi söylemeliyim. Dolmalık biberin ne kadar ağır ve baskın bir kokusu olduğunu da vurgulamadan geçmeyeyim.) Burun izleniminde kokuları aldıktan sonra bu kokuların hangi bitkilerin kokularını çağrıştırdığını tahmin ettik. Ben genelde meşe ve vanilya kokularını ağırlıkla aldım. Belki de, pek meyve yemeyen birisi olmam nedeniyle çoğu meyve kokusuna karşı bilgisizim, ilgimi çekmemiştir. Bu arada eğitimin düzenlendiği sırada şanssızlık eseri şekilde hasta olduğumu da belirtmeliyim.

Üçüncü adım damak izlenimi… Bu adımda şaraptan bir yudum alıp ağzınızda ters ıslık çalacak şekilde şarabı ağzınızda gezdiriyorsunuz. Bu esnada burnunuzdan da nefes vermeniz gerekiyor. Burundan verilen nefes koku sinirlerinin şarabın kokusunu almasını ve koku hakkında bir kez daha analizde bulunmamızı sağlıyor.

Son adım olan genel izlenim ve yorum adımında ise şarabın gövdesi, taneni, asiditesi, dengesi, bitişi ve hangi yemeklerle iyi gideceği konusunda fikir belirtiliyor.

Degüstasyon sırasında beyaz şarap, Shiraz kırmızı, Buzbağ Rezerv ve Shiraz-Kalecik Karası şaraplarını tattık. Eğitimin sonunda da hepimize, kendi adımıza Kayra Şarapları tarafından hazırlanmış “Anadolu Üzümleri ve Türk Şarapları Semineri” katılım sertifikası takdim edildi.

Katıldığım eğitimle birlikte Kayra’nın 2010 yılına özel sosyal medya faaliyetleri de sona ermiş oldu. Ancak 2011 yılında da Kayra Şarapları’nın faaliyetleri sürecek. Bize anlatılanlara göre “Efsane Gurmelerini Arıyor” yarışması Anadolu’ya açılacak. Kayra Şarapları’nın 2011 yılı hamlelerini merakla bekliyoruz ve takip ediyor olacağız.

Yazan: Sabri KÜSTÜR Tarih: 17 Şubat 2011

Comments

No Comments

Add a Comment

Name *

Mail *

Website